istanbul disinda hayat





Ben mimlendim. Hem Umit hem de Miss Marttle tarafından. Konu da herkesin bildigi gibi kendi kendine roportaj. Buyrun ben de asagida cozuyorum sorulari:)
1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Bir gun googleda cok alakasiz bir sey ararken karsima bir blogger sayfasi acildi. Yahu, dedim kendi kendime, insan nasil olurda boyle web sitelerine kendi fotograflarini, butun bilgilerini koyar ve tanidigi tanimadigi herkese herseyini anlatabilir. Rast geldigim blog bir kadinin, ailesini, cocuklarini, kocasini anlattigi bir blog idi. Dusundum, cok hosuma gitti ve herseyimi bilmedigim insanlara anlatmamak adina ilk onceleri gizli bir rumuzla basladim yazmaya. Ilk postuma tanimadigim birinden bir yorum geldi. Diyordu ki "devam et!"..ne kadar etkileyici degil mi?:)
Hic ozen gostermiyorum. Gercekten bir gunluk tutsam ancak bu kadar ayni cizgide olabilirdi herhalde. Hos, su an tuttugum murekkepli bir sey var. Icinde gunluk, ruyalar ve photoshop hakkinda ogretiler var. hahaha:)cizgim ancak bu kadar duz olabiliyor.
Hala eglenceli bir ugras. Belki eskisi kadar cekici degil. Ama arada beni etkilemeyi hala basarabiliyor. Ben cok cabuk sIkIlanlar grubundan biriyim. Blogla olan iliskimde bu sebepten oturu arada sirada sekteye ugramakta. Ama hicbir zaman tamamen vazgecmedim.
Biraz dinginlik ve huzura ihtiyacim var. Biraz durup dusunmem lazim. Bir karara ulasamayacagim belki, ama buna ihtiyacim var. Sanki bir haftasonu tatili gibi, hazir bugunde hafta sonu baslangici iken. Sakinlesmeden konusmamamiz gerekli herhalde. Ben, cunku, surekli kontrolumu kaybedip ciglik cigliga konusuyorum. Boyle olmamali. Sakin olmak lazim. Onunu daha iyi gormek icin. Bir surec ya bu. Sonuna cok yaklastim sanirim. Sanki icimden bir ses soyluyor bunu.
Sahi, insanin icinde ses var midir ki?Neyse varsa boyle diyor iste; Az kaldi. Bekle..
Bir gun belki hayattan
Gecmisteki gunlerden
Bir teselli arasan
Bak o zaman resmime