15 Mayıs 2008 Perşembe
21 Mart 2007 Çarşamba
Beyoglu
Dun katildigim bir toplanti vesilesi ile taksimdeydim. Toplantinin sabahki bolumunden sonra, kendimi Istiklal Caddesine attim. Aklima universite gunlerim, surekli ders cikislarinda veya derse girmeye bile gerek kalmadan hasim iscan gecidinden otobuslere binip taksime gittigimiz gunler geldi. Basta Kriko olmak uzere, Toti ve birkac diger arkadasla birlikte Gayfe' ye, Gizli Bahceye gittigimiz gunler.
Dun tam da o saatler esnalarinda oradaydim. Doya doya nefes aldim, butun dukkanlar ve pasajlara girdim ciktim. Ne kadar cok istesemde bir turlu basaramadigim, ama her sene kitapcigini almaktan asla vazgecmedigim IF istanbul katalogundan edindim. Aldigim kilolara moralim cok bozuk oldugundan terkos pasajina sadece dolasmak edasiyla girdim, en az bes cift ayakkabi denedim, yazliga gondermek uzere cok guzel susler aldim (Atlas pasaji, hep orada olan, tahtadan - tutsuden susler satan dukkandan). Kitapcilara girdim aradigim kitabi bulmak umidi ile, bulamadim ama olsun, yine de kitapcilara girmis oldum.
Kisacasi cok guzel oldu, cok iyi geldi bana Istiklal Caddesi - hafta ici versiyonu. Gordum ki Istanbul, gercekten feci kalabalik bir kent olmus. Eskiden biz, hafta ici o saatlerde gittigimizde dun ki kadar kalabalik olmazdi (ya da ben yaslandikca insan sayisi gozume gittikce daha da cok geliyor).



